ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

15.03.2016

TERÖR OLAYLARINI ÇOCUKLARINIZA NASIL ANLATIRSINIZ?

    Yetişkinler olarak ülkemizde ve dünyada yaşanan terör olaylarından nasıl etkileniyorsak çocuklarımızında etkilenmesi kaçınılmaz. Bunu konuşmamak, olmamış gibi davranmak çocuğunuza bir yarar sağlamaz. Tam tersi konuşarak onu rahatlatabilirsiniz. Çocuğunuzun bilmediğini düşünebilirsiniz onlar bunu açıkça söylemiyor olsalar da olan biteni duyuyor ve bizlerden daha çok endişe duyuyorlar. Peki yetişkinler olarak bu saldırıları kendimize bile tam olarak açıklayamıyorken çocuklarımıza bunu nasıl anlatabiliriz?



1)Çocuğunuza ne duyduğunu/bildiğini sorun: Televizyondan duymasa bile diğer çocuklardan mutlaka bir şeyler işitecektir. “Ülkemizde olan üzücü olayla ilgili bir şeyler duymuş olabilirsin merak ediyorum neler biliyorsun?”  konuya giriş cümleniz olabilir. Bırakın kendi cümleleriyle neler bildiğini anlatsın. Ve neler hissettiğini. Eğer duyduğundan emin değilseniz sadece günü nasıl geçti normalden daha üzücü, korkutucu bir şey oldu mu diye de sorabilirsiniz. Bunları konuşmaktan çekinmeyin yaşıtlarından duyduğu yanlış bilgilerle daha da korkmadan müdahele edin. Olayla ilgili açıklama yaparken ayrıntılı bir şekilde anlatmanıza gerek yok kısa ve net olun. “Bir patlama yaşandı ve bunun şiddetinden bir çok insan zarar gördü” gibi bir açıklama yapılabilir.

2)Sakin olun: Burda önemli olan sizin ne kadar üzgün olduğunuz değil onun ne hissettiği. Çocuklarınız ne hisettiğinizi hemen anlayacaktır. Şu an üzgün olduğunuzu ama zamanla daha iyi olacağınızı söyleyebilirsiniz.

3)Duygularını kabul edin: Çoğu çocuk nasıl hissettiğini anlatır. Üzgün, korkmuş, mutsuz, öfkeli vb... Ne hissettiğini sorun ve duygusunu ona yansıtın. “Korkacak ne var aman sende” gibi şeyler söylemeyin. Duygularını yargılamayın ve kabul edin “canım üzgün(korkmuş...) olman normal, çünkü olan şeyler gerçekten üzücü değil mi?” diyebilir onu rahatlatabilirsiniz. Bazı çocukta ne hissettiğini söylemeyebilir anlatması konusunda baskı yapmayın. İsterse konuşabileceğinizi söylemeniz yeterli. Bu çocuklarla resim çalışması yapabilirsiniz, duygularını yaptığı resme aktarması onu rahatlatacaktır.

4)Dürüst olun: Çocuklar güvende olmak ve korunmak isterler. Başına bir şey geldiğinde ne kimi aramalı ne yapmalı anlatın. Acil durum planınızdan bahsedin. Acil durumda size nasıl ulaşabilir, eve nasıl ulaşabilir...vs planlayın. Çevrede kötü insanlar olduğu gibi güvenliğimiz için çalışan iyi şeyler olması için çabalayan yetişkinlerinde olduğunu bilmek onu rahatlatacaktır.

5)Travma ya da kayıp yaşamış çocuklara ya da gençlere dikkat: Bu çocuklar daha çok etkilenebilirler. Daha önce kayıp yaşamış çocuklarda güncel olaylarla ilgili büyük reaksiyon verebilirler. Kabuslar görebilirler, mide ağrıları gibi bedensel şikayetler de yaşayabilirler. Bu  çocuklara daha fazla destek olmanız gerekebilir hatta şikayetleri azalmazsa bir uzmandan yardım almanız daha iyi olacaktır.

6)Günlük rutininizi bozmayın: Çocuklar belli bir rutin içinde daha güvende ve iyi hissederler. Günlük düzeniniz, kaygı ve belirsizlikle uğraşırken, onu onu meşgul edecektir.

7)Küçük çocukların (okul öncesi yaştaki çocuklar) televizyonda veya video rahatsız edici görüntüleri izlemesine izin vermeyin: Özellikle küçük yaştaki çocuklarınız etrafınızdayken siz de izlemeyin, anlamayacağını, duymayacağını düşünüyor olabilirsiniz ancak çocuğunuz ilgilenmiyor gibi gözükse de bunu anlayacaktır. Bu yaştaki çocuklara anne babaları olarak onların yanında olduğunuzu ve çok sevdiğinizi söylemeniz güvende hissetmelerine yardımcı olacaktır.


8)Lise çağı çocukları için: Onlarla  bu konuyu konuşmak için zaman ayırın. Olayları daha derinlemesine takip ediyor olabilirler daha açık konuşabilirsiniz. Bunu yaparken sakin rahatlatıcı bir tonda konuşun. Son olarak; çocuklarımıza düşmanca  düşünceler geliştirmelerine neden olacak, şiddet hissedecekleri duygu ve düşünceleri aşılamaktan kaçınmalıyız. Olan bitenden haberdar ederek, olayların detayları hakkında onların gerçekten bilgilenmelerini sağlayarak, ileride kendi görüşlerini geliştirmelerine yardımcı olmalıyız.


Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN