ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

28.03.2016

ÖLÜMÜ ÇOCUKLARIMIZA NASIL ANLATABİLİRİZ?

             Ölümü çocuklarla konuşmak çok zor gelebilir ancak buna asla konuşulamaz bir konu gibi değil de hayatın bir parçası olarak bakmalıyız. Siz farkında olmasanız da aslında okul öncesi çocuklar günlük hayatta ölümle ilgili birçok şeye maruz kalırlar yani ölümün farkındadırlar. Anlattığımız masallardan duyabilirler, çizgi filmlerde görebilirler, bazen yol kenarında ölü bir kuş, böcek gibi şeyler görürler. Bazı çocuklar sahip olduğu ev hayvanını hatta aile üyelerinden birini kaybetmiş bile olabilir. Buna rağmen çocukların ölümle ilgili anlayamadıkları bazı yönler vardır. Örneğin, ölümün kalıcı olması gibi, ölen birinin bir daha geri gelmeyecek olması gibi...  
            4-5 yaştan itibaren ölümle ilgili soru sorması gelişim dönemi açısından çok normaldir. Aslında herhangi bir kaybı olmadığı, daha az endişeli olduğu bir zamanda ileride bununla daha kolay başa çıkması için ölümle ilgili konuşmak iyi bir fırsat olabilir. Ona için de bir hayvanını ya da aile üyesini kaybettiği hikayeler olan bir kitabı okumaktan çekinmeyin, izlediği çizgi film, okuduğu kitap üzerinden konuşun.

Kaybı Olan Çocuklarla Konuşma

Ne Zaman Açıklanmalı ve Kim Söylemeli: Mümkün olan en kısa zamanda durumu açıklayın, geciktirmenizin bir faydası olmaz. Aksi halde çocuk ortamdaki gerginliği, hüznü anlayacak ama anlamlandıramadığı için daha da gerilecektir. Bu açıklamayı duygusal olarak ona en yakın kişi yapmalıdır. Hayatında ilk kez göreceği doktor ya da psikolog değil.

Sorularından Kaçmayın: Kısa, basit cevaplar verin, küçük çocuklar aynı anda çok fazla bilgiyi idrak edemezler.  Ölüm nedenini hastalık vs. ayrıntılı anlatmak yerine ona fiziksel fonksiyonları açısından bedenin durumunu anlatabilirsiniz. Yani ; “... öldü ve bunun anlamı onun vücudu çalışmasını durdurdu, o artık yürüyemez, koşamaz, konuşamaz, bir şeyler yiyip içemez, herhangi bir acı hissedemez.”

Kendi Duygularınızı İfade Edin: Üzüntüyü yaşamak iyileşmenin bir parçasıdır. Acınızı derinlemesine anlatarak aşırı duygusallaşmayın ama bunu hiç konuşulmayan bir yasak haline de getirmeyin. Üzgün olduğunuzu, kaybettiğiniz kişiyi özleyeceğinizi, bazen yetişkinlerin de ağlamaya ihtiyacı olduğunu ama zamanla daha iyi hissedeceğinizi söyleyin. Siz anlamayacağını düşünseniz de o sizin ruh halinizin farklı olduğunu, normalden daha üzgün olduğunuzu anlayacaktır. Eğer siz hiçbir şey olmadığını söyleyip olanı saklarsanız, onu daha da endişelendirirsiniz. Açık olup konuşmak daha iyi hissettirecektir.

Üzüntüsüne Anlayış Gösterin: Çocuğunuzun üzülmesine aşırı tepki göstermeyin, normal karşılayın. Acısını anlayın, sarılın, saçını okşayın, öpün, fiziksel temas kurun. Çocuğunuzla daha fazla zaman geçirin. Onu sevdiğinizi, hep yanında olduğunuzu, istediği zaman konuşabileceğinizi söyleyerek destek olun. Resim vb. aktiviteler yapması ve gerginliğini üzerinden atması için yönlendirin. Bunlar çocukların duygularının üzerine çalışması için en iyi yoldur. Yetişkinler üzüntülerini anlatarak, paylaşarak rahatlar, çocuklar da oyun oynayarak...

Şu Sözleri Kullanmayın: “Ebedi uykuya yattı”, “Uyuyor” gibi sözler kafa karıştırır. Sizin de uyuduğunuzda  ya da kendi uyuduğunda öleceğini düşünebilir. “Gitti ve bir daha gelmeyecek” sözü, bir yere gittiğinizde gelmeyeceğinizi düşündürebilir. “Gökyüzünde seni izliyor” gibi soyut tanımlamaları anlaması mümkün değildir, bu da kafa karıştırıcı olacaktır. Olası ölüm nedenini mümkün olduğu kadar basit bir şekilde anlatın.  Örneğin; “Deden çok yaşlıydı ve onun vücudu artık çalışmıyor” gibi... Eğer ölen kişi önceden hastaysa ve çocuğunuz da bunu biliyorsa onun ya da sizin de hastalandığınızda öleceğiniz anlamına gelmediğini anlatın. Çünkü okul öncesi çocuklar hastalığın birçok çeşidi olduğunu anlamayıp grip olduğunda öleceklerini düşünebilirler. Bunu anlatın ve anladığından emin olun.

Ölümden Sonrasını Anlatırken Dikkatli Olun: Ölümden sonrasını anlatmak tabi ki inancınıza göre farklılık gösterecektir. Burada Allah ve cennet kavramlarıyla ilgili açıklama yaparken dikkatli olmalıyız. Örneğin; ölen kişi için “O şimdi çok mutlu çünkü cennette” derseniz; siz bu kadar üzgünken, o nasıl mutlu olur bunu anlamayacaktır. Eğer “O çok mutlu, çünkü Allah onu yanında istedi” derseniz; ya beni de isterse, burada kalamaz mıyım, annemi babamı göremeyecek miyim, şeklinde düşünecek ve kaygılanacaktır. Şöyle demek daha doğru olacaktır:  “Onu özlüyoruz, yanımızda olmaması üzücü ama onun cennette olduğunu bilmek bizi mutlu ediyor”.
 
Çeşitli Reaksiyonlara Hazır Olun: Çocuklar sevilen birinin ölümünden sonra sadece üzüntü duymazlar, öfke veya suçlu da hissedebilirler. Öfkesini size hatta ölen kişiye yöneltmesi sizi şaşırtmasın. Evdeki gerilime bağlı olarak öfke nöbetleri de yaşayabilir.

Tekrarlara Hazır Olun: Çocuğunuzun ölümle ilgili aynı soruları tekrar tekrar sormasına hazır olun. Bunu ölümün kalıcı olduğunu tam olarak anlamak için yapar ve normaldir. Çocuğunuzun farkındalığı arttıkça, bilinci geliştikçe yeni soruları olacaktır. Telaşa kapılmadan, sabırla cevap verin, ilk seferde anlatamamanız çok normaldir.

Cenaze Töreni: Okul öncesi çocuklar cenaze törenleri için hazır olmayabilir. 6 yaş üstü çocuklar katılabilirler ancak istemiyorsa asla zorlamayın. Ve gitmeden önce neler olacağını anlatın. Herkesin ağlayacağını, nasıl bir ortam olacağını vs. Okul öncesi(0-6 yaş) çocuğunuzla somut şeyler yapabilirsiniz, vefat eden kişiyi anmak için bir resim yapmak vb...

Evcil Hayvanının Ölümünü Küçümsemeyin: Bu muhtemelen çocuğunuzun ölümle ilk karşılaşması olabilir. Ölen onun ilk oyun arkadaşı, kendini çok yakın hissettiği bir canlıdır. Onu beslemiş, bakmış hatta büyüdüğü için kendisiyle gurur duyuyor olabilir. Bu nedenle acısına saygı duyun. “Üzülme, üzülecek bir şey yok” demeyin, üzüntüsünü anladığınızı gösterin.

Hayatının Normale Dönmesi İçin Elinizden Geleni Yapın: Günlük düzenine ve faaliyetlerine dönmesi için çabalayın. Yeme-içme zamanı, uyku zamanı normal düzeninde devam etsin. Anaokuluna gidiyorsa en kısa sürede devam etsin, arkadaşlarıyla olmak düzenine devam etmek ona iyi gelecektir. Başta onun için kolay olmayabilir ama zamanla daha iyi hissedecektir.


Mükemmel Olmaya Çalışmayın: Eğer ölüm yüzünden çok üzgünseniz hiçbir şey yokmuş gibi davranmayın. Çocuğunuzun önünde ağlamanızın bir sakıncası yok. Üzgün olduğunuzu ama zamanla iyi olacağınızı söyleyin. Akrabalarınız ya da arkadaşlarınız yardım edebilir ama unutmayın çocuğunuza en iyi siz yardımcı olursunuz.

Ergenlik Dönemi Çocuklarıyla Konuşmak: Ergenlik dönemiyle birlikte ölüme bir felsefi ilgi vardır. Bu bazen tehlikeli olabilir. Özellikle ana-baba kaybı gibi yakın kayıplar... Onlarla daha ayrıntılı konuşup duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri için destekleyin, cesaretlendirin. Düşünceleriyle ilgili yargılamayın.

Yardım Alın: Kaybı olan çocuğunuz başa çıkma konusunda zorluk yaşıyorsa; örneğin, uyku sorunu yaşıyorsa, korku, kaygı, parmak emme, alt ıslatma, anne-babadan ayrılmak istememe, öfke nöbetleri, dikkatte azalma, okula gitmede isteksizlik, sebepsiz karın ağrısı, sebepsiz mide bulantısı gibi şikayetler gözlenebilir. Bu huzursuzluk halinin 1 ay devam etmesi durumunda bir uzmandan yardım alınmalıdır.


            Bu konuyla ilgili soru ve yorumlarınızı bekliyorum. İyi okumalar.



Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN