ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

26.02.2016

DEPRESYON NEDİR?



     Depresyon büyük bir üzüntü, endişe, suçluluk ve değersiz hissetme, başkalarından uzaklaşma, uyku sorunları, iştahsızlık, cinsel istek kaybı ya da her zaman ki faaliyetlere karşı ilgisizlikle belirginleşen duygudurumudur.

   Depresyonda olan kişi dikkatini toplamakta zorluk çeker. Okuduklarını, başkalarının söylediklerini anlamakta zorluk çekerler. Bazıları yalnız oturup susmayı tercih eder, bazılarıda yerinde duramayıp sürekli gezinir hareket eder. Bir problemle karşılaştıklarında hiçbir çözüm akıllarına gelmez. Ayrıca kişisel hijyen ve görünüşlerini ihmal ederler, fiziksel bir temeli olmayan çeşitli ağrı ve sancılardan yakınırlar. Çoğu zaman keyifsiz, umutsuz ve endişelidirler (Davison ve Neale ,1997)        

   Ancak bunlar günlük yaşadığınız stresli olaylardan sonra bugün çok depresyondayım gibi bir durum değildir! Her üzüntü de depresyon değildir. Depresyonda olup olmadığınızı anlamak için bir takım kriterler vardır. Depresyon teşhisi için bunlardan en az 5 tanesinin her gün 2 hafta süreyle var olması gerekir;

1.    Üzgün, bitkin duygudurum günün büyük kısmında ve hemen hergün,
2.    Her günkü faaliyetlerde ilgisizlik ve hoşnutsuzluk,
3. Uyumada güçlükler, başlangıçta uykuya dalamama, gece uyanıp bir daha uyuyamama ve sabah çok erken uyanma ya da bazı hastalarda zamanın çoğunu uyuyarak geçirme isteği,
4.    Faaliyet düzeyinde değişiklik, hareketlerde aşırı yavaşlık ya da aşırı harketlilik.
5.    İştah azalması ve kilo kaybı ya da iştah ve kilo artışı,
6.    Enerji kaybı ve aşırı yorgunluk,
7. Kendini güvenin azalması, değersiz hissetme, herşeyden dolayı kendini suçlama,
8.  Düşüncede yavaşlama ve kararsızlık gibi dikkari toplamada güçlükten yakınma ya da gerçekten güçlük çekme,
9.    Yinelenen ölüm ve intihar düşünceleri,
10. Gürültüden kalabalıktan rahatsız olma
11. Sinirlilik.

İnsan neden depresyona girer?
    Depresyondaki kişiler çocukluk ya da gençlik döneminde ana baba kaybı, birbirini izleyen çeşitli kötü yaşam olayları, arkadaşlarla sorunlar, öğretmenlerin eleştirisi sonucunda kendinin, dünyanın ve geleceğin olumsuz olduğuna ilişkin şemalar geliştirir. Depresyondaki kişi daha önceden edindiği kendine, hayata ve geleceğe yönelik olumsuz şemalar ya da inançlar nedeniyle, bu şemaların öğrenildiği durumlara yakından ya da uzaktan benzeyen yeni olaylarla karşılaştıklarında harekete geçerler (A. T. Beck, 1987). Yani ileriki yıllarda da buna benzer olaylar yaşadığında örneğin çok sevdiği bir yakınının vefat etmesi, ayrılık, evlilikte sorun, arkadaşlarıyla sorunlar, işsizlik, maddi sıkıntı gibi bu düşünceleri tetiklenir ve depresyona girer.
        
   Fakat yine de böyle olaylar yaşayan herkes  depresyona girecek diye bir şey yok. Bazı kişilerde depresyona karşı bir yatkınlık vardır. Yapılan araştırmalarda depresyon hastası kişilerin akrabalarının da depresyon geçirdiği saptanmıştır. Yani genetik özellik depresyon oluşumunda önemli bir rol oynuyor. Tabi ailede yaşanan bazı felaketler ile ailenin farkında olmadan yaptığı eğitim hatalarının da çocuğun ruh dünyasını depresyona yatkın hale getirmesi de önemli bir etkenlerdir.

   Bazı kişilik özelliklerine sahip kişiler depresyona daha yatkındır. Mükemmeliyetçi, aşırı duygusal vb. Ayrıca bazı ağır hastalıklar da depresyon riskini arttırmaktadır.
Depresyon Tedavi Edilebilir Mi?
    Elbette. Hafif depresyonda psikoterapi öncelikli olarak seçilmelidir. Ağır depresyonlarda doktorunuz ilaç tedavisine hemen başlayacaktır yanısıra psikoterapiye mutlaka devam etmelisiniz. İlaçlar biyolojik kaynaklı depresif düşünceleri düzeltebilir, ama çocukluk yaşantılarından edinilmiş olumsuz otomatik düşünceleri olumluya dönüştüremez. Bu düşünceler dönüştürülemediği müddetçe kişi için hep bir depresyon riski söz konusu olur. Bilişsel davranışçı terapilerde, kişinin önce bu olumsuz otomatik düşüncelerini fark etmesi sağlanır. Sonra bunların kaynakları araştırılır ve sorgulanır, bu düşüncelerin temelindeki inançların değiştirilmesine çalışılır.


                                                               Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN