ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOJİSİ HAKKINDA HER ŞEY

12.03.2016

Bebekler Ne Sıklıkla Beslenmelidir?


 

  1.  İlk haftalarda emzirme aralıkları 1-2 saat gibi çok kısa olabilir. Her emzirme sonrasında annedeki süt miktarı biraz daha artar ve zamanla beslenme aralıkları uzar. 
  2. Bebek ne kadar çok emerse anne  kadar çok süt üretir. 
  3. Her bebeğin farklı beslenme ihtiyaçları vardır bunu en iyi zaman içinde anne anlar. 
  4. Anne sütü ilk aylarda bebeğin tüm besin gereksimini karşılayacak şekildedir. Sindirimi kolaydır. Anne sütüyle beslenen bebeklerin su dahil başka hiç bir ek besine ihtiyacı yoktur.
Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN

Çocuğum okulla ilgili konuşmak istemiyor ne yapabilirim?


1.  Okul nasıldı? Sorusu tüm ebeveynlerin sorduğu bir sorudur bu soruya çocuklar genelde çok kısıtlı cevaplar verirler 'iyiydi', 'güzeldi' gibi ya da hiç cevap vermezler çünkü bu soru ucu açık bir sorudur yani çocuj için biraz kafa karıştırıcı olabilir tam ne anlatacağını bilemeye bilir ya da  karar veremeyebilir. Çocuğa daha net sorular sormak onun işini kolaylaştırır. Örneğin 'Bugün okulla ilgili en güzel şey neydi? Komik birşeyler oldu mu?' Ya da onun ilgisini çekecek sorular sorabilirsiniz, örneğin; öğretmenin her gün yaptığı bir aktivite varsa onunla ilgili sorular sorabilirsiniz, sınıf ziyaretine gittiğinizde etraftaki değişikliklere dikkat edip bununla ilgili ya da  arkadaşlarıyla igili konuşabilirsiniz.

2.  Çoğu çocuk oyun yoluyla iletişime geçmek daha kolaydır. Onlarla oyun oynarken herşeyi konuşabilirsiniz.

3.  Kendi gününüzden ilginç eğlenceli bir anı anlatarak konuşmayı başlatabilirsiniz.

4. Yüzyüze sorgulamaktan kaçının arabadayken, yemek yaparken, masayı kurarken sorulabilir. Bu konuşmayı doğal bir şekilde yapın. Yemek sofrasında herkesin rahatça yemeğe ihtiyacı olduğunu unutmayın.

Çocuklara okul nasıldı sorusu yerine sorulacak sorular

1. Bugün okulda olan en komik şey neydi?
2. Bugün hangi yeni bilgileri öğrendin?
3. Öğle yemeğinde ne yedin?
4. Teneffüste ne  oynadın?
5. Sınıfta burnunu karıştıran birini yakaladın mı?
6. Öğretmenlerinden sadece bir tanesi zombi saldırısından kurtulsaydı kim olurdu? Neden?
7. Bugün seni zorlayan ne oldu?
8. Okulun lunaparktaki bir oyun olsaydı hangisi olurdu? Neden?
9. Gününü 1’den 10’a olacak şekilde kaç puan verirsin? Neden?
10. Sınıf arkadaşlarından biri o gün için öğretmen olacak olsa kimi seçerdin? Neden?
11. Yarın sınıfın öğretmeni olsaydın ne öğretirdin?
12. Bugün seni kızdıran bir şey oldu mu?
13. Henüz arkadaş olmadığın kiminle arkadaş olmak istiyorsun?
14. Öğretmenin en önemli kuralı nedir?
15. Arkadaşlarından biri hakkında yeni öğrendiğin bir şeyi anlatmak ister misin?
16. Okula uzaylılar gelip 3 çocuğu kendi gezegenlerine götürseydi kimleri almalarını isterdin? Neden?
17. Bugün kime nasıl yardım ettin?
18. Bugün uyması en zor kural senin için neydi?
19. Sınıfta tam karşında oturan arkadaşın kim?
20. Okulun en eğlenceli yeri neresi?

Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN

Çocuğum öğretmenimi sevmiyorum diyor ne yapmalıyım?

a)  Öncelikle çocuğunuzun bunu neden dediğini, sorunun tam ne olduğunu anlamaya çalışın. Çocuğunuz neden öğretmenini sevmiyor, ne oluyor da öğretmeninden uzaklaşıyor bunu anlamaya çalışın. Hemen savunmaya geçmeyin.

b)  Çocuklara problemlerini kendileri çözmeleri için zaman tanıyın. Doğru cevabı vermek zorunda hissetmeyin olasılıkları paylaşıp birlikte düşünün destekleyici olun.

c)  Bu süreçte öğretmen ile iletişim kurmak çok önemlidir. Öğretmenin gözlemleri, öğretmenin çocuğunuz ile ilişkisi nasıl, çocuk bunu nasıl algılıyor bunu anlamaya çalışın.

 d) Bazen gerçekten öğretmenin tutumları ve davranışlarından dolayı, örneğin çocuğun sınıf içerisindeki diğer çocuklarla kıyaslanıyor olması, zaman içerisinde sesini yükselterek konuşması, bazen de sadece çok otoriter ve katı tutumlarının olması çocuğunuzun öğretmeninden uzaklaşmasına neden olabilir. Bazen de hiç böyle olmasa bile çocuğunuz böyle algılıyor olabilir; anne baba gibi daha kollayıcı ve rahat hissedebileceği bir ortam sunmasını isteyebilir öğretmeninden. Dolayısıyla anne baba olarak bunun altında yatan temel nedeni araştırıp hem öğretmenle hem de çocuğunuzla konuşup bu sorunu hep beraber çözümlemeniz en sağlıklısı olacaktır. Tabi sorun çok ciddiyse okul yönetimiyle paylaşabilirsiniz hatta bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN







4.03.2016

EV ÖDEVLERİNDE ÇOCUĞUNUZA YARDIM ETME YOLLARI

     
     Ev Ödevlerinin Önemi;

     Ev ödevleri içerik olarak öğrencinin becerisine uygun olmalı. Ev ödevi, çocukların okulda öğrendiklerini takviye etmek, pekiştirmek, ne kadar öğrendiklerini kontrol etmek için verilir. Bu nedenle önemlidir ama asıl nemli olan, çocuğun ders çalışırken keyif almasıdır ders çalışma ve ödev konusunda ona baskı yapmamalısınız. Ona yapabileceğiniz en büyük destek okul faaliyetlerinde onu destekleyen ve ilgilenen bir veli olmanız.

    Ev ödevi yaparken çocuğun neye ihtiyacı var; 
  • İlk olarak her çocuğun temiz, toplu bir çalışma masası olması çok önemli mutlaka çalışması için bir alanı olmalı. Bazen çocuklar çalışmalarını mutfak masasında ya da salon masasında yapmak isteyebilirler buna izin verebilirsiniz. 
  • Her çocuğun ödev yapmak  için en verimli olduğu doğru zamanı bulmak önemlidir. Bazı çocuklar okuldan geldikleri gibi ödevlerini bitirmek isterler bazılarının uzun bir araya ihtiyacı olabilir bunlar kişisel farklılıklardır. Çocuğunuza hangisi daha iyi geliyorsa bunu deneyerek bulun. 
  • Çocuğunuzun hangi yöntemle daha iyi öğrendiğini araştırarak keşfedin yani bazı çocuklar çalışırken müzik isterler bazıları sessizlik. Bazıları kelimeleri zihninde tekrar ederek ve yazarak öğrenir, bazıları gözlerini kapatıp kendi kendine tekrar ederek öğrenir, kimisi öğrenirken sürekli hareket halindedir. Çocuğunuzun en iyi nasıl öğrendiğini deneyerek bulun ve ona yardımcı olun. Öğrenirken sürekli hareket eden bir çocuğa dur yapma demeniz onu engelleyecektir.
  • Ödev yaparken tv, bilgisayar, ipodlarınızı kapatın. Eğer araştırma için ihtiyaç duyuyorsa öncesinde bunun için ne kadar zamana ihitayıc olduğunu sorun ve bir anlaşmaya varın. Unutmayın eğer siz tv izliyorsanız ve çocuğunuza ödev yapmasını söylüyorsanız bu çoğu zaman mümkün olmayacaktır !!
  • Çocuğunuzun ödeviyle ilgili sorularını cevaplayın ama kesinlikle masaya oturup baştan sona birlikte yapmayın. Bittiğinde kontrol edin yanlışı varsa uyarın. Eğer çocuğunuz ödeviyle ilgili çok fazla soru soruyorsa konuyu anlamamış olabilir bunu not edip öğretmenine mutlaka iletin. Bu sayede hem öğretmeniyle iletişim içinde olursunuz hem onun çocuğunuzu iyi tanımasını sağlarsınız hemde çocuğunuz kafasını iyice karıştırmadan daha doğru bir şekilde öğrenmiş olur. Eğer çocuğunuz yeteri kadar büyükse öğretmenine sorması için cesaretlendirin.
  • Zamanında tamamlanan ödev sonrası birlikte yapmaktan hoşlandığınız bir aktivite yapın. Eğer ödev yaparken çocuğunuz çok fazla yardıma ihtiyaç duyuyorsa bunu öğretmenine mutlaka söyleyin. Bu iyice öğrenmesi için çok önemlidir. 
  •  Çocuğunuz ödev yapmayı reddediyorsa, ertesi gün öğretmeninin ne yapacağını izleyin. Asla onun yerine ödevlerini yapmayın!!Öğretmeni  muhtemelen bununla ilgili birşey yapacaktır. Eğer düzenli ödev kontrolü yapmıyorsa ya da gözden kaçırırsa bunu öğretmeniyle paylaşın ki çocuğunuz ödev yapmadığında neler olacağını anlamış olsun. 

                                                                                                                     Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN



ANAOKULU EĞİTİMİ KAÇ YAŞINDA BAŞLAMALI?


Çocuklar okul öncesi eğitime 2,5-3 yaş arası günlük 1-2 saatlik oyun gruplarıyla başlayabilirler 3 yaşla birlikte de yarım gün ama çocuğun motivasyonu iyiyse tam günlük bir eğtimle başlayabilirler. Peki neden 3 yaş? Çünkü  çocuk 3 yaş öncesi okula gittiğinde belli bir olgunluğa ulaşmamış olur ve kurallara uymakta zorlanabilir bu da çocuğun gelişimini ve güven duygusunu olumsuz etkileyebilir.  


Çocuk bu yaşta kalemi kullanabilir,  Fırçayla boya yapabilir, makasla kağıt kesebilir, daire gibi şekilleri kopyalayabilir ve bu tür  etkinlikler yaratıcılıklarını ve diğer gelişimlerini destekler. Aynı zamanda tuvalet eğitimini artık tamamlamıştır. Oyunlarında  arkadaş edinmeye heveslidir. Artık anaokuluna gitmeye hazırdır. 

Ev hanımı birçok danışanımdan çalışmayan bir anneyim buna rağmen çocuğumu anaokuluna göndermeli miyim? Sorusunu  duydum ve buna cevabım evet çocuğunuzu anaokuluna göndermekte büyük yarar görüyorum bu yaş çocuğu geleceğe daha iyi hazırlamak açısından önemlidir.
  
 Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN


28.02.2016

1-2 AYLIK BEBEKLER İÇİN OYUN VE OYUNCAK ÖNERİLERİ


Çocuğun eğitimi ve gelişimi için oyun son derece önemli bir etkinliktir. Çocuklar oyun oynarken kim olduklarını anlamaya başlar, yaşadıkları dünyayla ilgili keşifler yapar, sözcük dağarcığını geliştirir, arkadaşlarıyla olan ilişkilerini güçlendirir. Çocuğun oyun oynaması doğumla başlar ve yaşam boyu sürer. Başlangıçta bebeğin kendi bedeni, el ve ayak parmakları ile annesi oyuncak işlevi görür. Yaşamın ilk yıllarında alınacak oyuncakta aranan özellikler; bebek ağzına götürüp emeceğinden, temiz güvenli yutulmayacak kadar büyük ve yüzüne çarpıp zarar vermemesi için çok sert olmamalıdır. 

1. Hareketli Oyuncaklar; Bebeğin yatağının üzerinde bir uçtan diğerine asılmış parlak renkte ve ses çıkaran ipe dizilmiş güvenli oyuncaklar uygundur. Hareketli oyuncaklar her yaşta bebek için ilgi çekicidir. Bebekleri oyalamak, uyarmak, asılı nesnelere odaklamak ve hareketlerini izlemek için kullanılabilir. Bir battaniyeyi güvenli ılık bir yere serin bebeğinizi sırt üstü yatırın bu sırada onunla konuşun hareketli oyuncağı başının üstüne güvenli bir biçimde, onun görebileceği gibi asın. Bunu yatağının üstüne de asabilirsiniz. Bebekler için 20-30 cm uygun bir mesafedir. Daha sonra oyuncakla ilgili bebeğinizle konuşun. Gülümseyerek tepkilerini inceleyin. Eğer bebek oyuncağı ellemek isterse oyuncağı yaklaştırın bu çabası için güzel şeyler söyleyin. Daha sonra oyuncağı ayaklarına doğru hareket ettirerek ayaklarıyla vurması için teşvik edin. Burada dikkat etmeniz gereken  bebeğiniz gözleriyle hareketi takip edebiliyor mu, seslere tepki veriyor ağzıyla baloncuklar çıkarıyor mu, keyifle gülümsüyor mu? Bu aktiviteden beklentimiz bunların olması.

2. Çıngırak; Çıngırak bebeğin elleriyle kavrama becerisini geliştirir aynı zamanda boyun kaslarını çalıştırarak başını oynatabilmesi için destekler. Bebeğinizin kasları her gün güçlenir, tutma ve kavrama bebeğin dünyayı görme yöntemidir. Ayaklarına renkli ve ses çıkaran çoraplar takabilirsiniz. Bunları seyretmeyi sever. Çıngırak ve elle tutulan diğer oyuncaklar yuvarlak kenarlı, sağlam olmalı ve kazayla bebeğin yüzüne çarpıp zarar vermemesi için çok ağır olmamalı, bebeğin yüzüne çarpıp sorun olmaması için yumuşak olmalı. Mümkünse bezden yapılanlar kullanılabilir.

3. Ayna; Bebeğinizin başını çevirmesini sağlayarak boyun kaslarını geliştirmesine yardımcı olur. Bebeğinizi bir battaniyenin üstüne koyun bu sırada konuşmayı olanları anlatmayı unutmayın sonra aynayı yüzüne tutun bunu yaparken “işte ayna geliyor...” “bakalım neler olacak” gibi her şey hakkında konuşun. Şarkıda söyleyebilirsiniz. Aynayı sağa-sola, aşağı-yukarı hareket ettirin bu sırada bebeğin başını kontrol edip etmediğine bakın.

4. Yüz üstü yatma zamanı; bu bebeğin vücudunun üst bölümünün ve boyun kaslarının gelişmesi için önemlidir. Bebeklere her gün yüzsütü yatma olanağı verilmelidir. Bazı bebekler bundan hoşlanmayabilir ama yinede deneyin. Güvenli ve ılık bir yere battaniyesini serin ve bebeğinizi dikkatli bir şekilde yüzüstü yerleştirin. Bebeğinizle konuşun. Önüne yanına oyuncaklar koyun aynayı burada da kullanabilirsiniz. Değişik sesler çıkartarak oyuncakları hareket ettirip ilgisini çekmeye çalışın. Bu sırada “ aa burda ne varmış” “hadi başarabilirsin” “ bak oyuncağın burda hadi al bakalım” gibi mutlaka konuşun. 

5. Çocuk şarkıları; şarkı ve tekerlemeler bir bebekle iletişme geçmenin en iyi yoludur. Alt değiştirirken yemek yerken aktiviteler sırasında şarkılar söyleyebilirsiniz. 

6. Resimli kitaplar okuyun ve resimlere işaret ederek adlarını söyleyin. Küçük bebekler kitapta neler olduğunu anlayamamalarına karşın dinleyecek ve bu deneyime katılmaktan keyif duyacaktır.

 Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN









1-2 AYLIK BEBEKLERİN GELİŞİMLERİNİ DESTEKLEYİCİ NELER YAPILABİLİR

  • Göz kontağı kurun bu bebeğin ilginizi, sevginizi anlaması için en iyi yoldur, fiziksel yakınlık gösterin sıkça kucaklayın, bol bol gülümseyin,

  • Ağladığında kucaklayarak ya da sakin, rahatlatıcı bir sesle konuşarak onu sakinleştirin. Anne babası hemen onu rahatlatmak için gelirse, bebek dünyanın güvenli bir yer olduğunu düşünür ve daha az ağlar. Ağlamasındaki farklılıkları bulun her ağlama aynı şey için değildir değişik anlamlarını ayırt edin, ihtiyacını gidermeye çalışın,

  • Agulamalarına karşılık bir şeyler söyleyerek yanıt verin. Böylece onunla iletişim kurmaya çalıştığınızı gösterirsiniz. Onunla konuşup neler yaptığınızı anlatın: “şimdi de üzerini değiştireceğim” “şimdi banyo zamanı” gibi... 

  • Bebeği kendine özgü ihtiyaç ve duyguları olan ayrı bir insan olduğunu unutmayın onu tanımaya çalışın. Dünyayı bebeğin bakış açısından görün. Bebeğin ne hissettiğini ve ne yapmaya çalıştığını, sevdikleri ve sevmediklerimi anlamaya gayret edin. 
Uzm. Psk. Nurdan BEŞEN



27.02.2016

1 AYLIK BEBEKLERİN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ



            Bebeğinizin doğumundan 1 yaşına kadar en temel beklentisi ve ihtiyacı güven duygusunu kazanmasıdır. Bebek için ilk yıldaki ana soru; bu insana güvenebilir miyimdir.  Bu güveni sağlamak tabiki anne-baba olarak sizin göreviniz. Peki bunu nasıl sağlayabilirsiniz? Sevginizi göstererek, sıcak davranarak, tehlikelere karşı koruyarak, emniyetli bir şekilde tutarak ve tabiki yeme, içme, uyku gibi fiziksel ihtiyaçlarını karşılayarak bunu yapabilirsiniz. Bunlar çocuğa dünyanın emniyetli bir yer olduğu hissini uyandırır. Bu dönemde güven duygusunun kazanılmaması bebeğin ilerideki yaşamını olumsuz etkiler. Eğer bebeğinizin ağlamalarına karşı kayıtsız kalırsanız, ilgisiz bırakırsanız pasif ve mutsuz bir yapı geliştirebilir. Tabi  ağlamalarına hemen yanıt vermeniz kadar kısa bir süre için izin vermenizde de fayda var. Kısa bir süre ağlayan bebek ağlamasının yardım getireceğini öğrenmiş olur.
İlk 1 ayda bebekler neler yapabilir;

1.     Bebek ilk günlerde solunum, dolaşım, sindirim gibi yönlerden ortama uyum sağlamaya çalışır. Bebeklerin bu dönemde uyku ve uyanıklık süreleri arasında kesin sınırları yoktur. Günde 18-20 saat uyuyabilirler.

2.     Boyun kasları tam gelişmediği için başını dik tutamaz. Yüzüstü yatırıldığında başını ancak birkaç saniye kaldırabilir. Yanağına veya ağız kenarına dokunulduğunuzda, başını aynı yana çevirip parmağınızı emmeye çalışır,

3.     İnsan sesine dikkat eder, hafif ritimli seslerle sakinleşir, beklenmedik ani sesler karşısında şaşırıp ürker. Annesinin sesini ayırt edebilir, annesi onunla konuşurken hareketleri yavaşlar, o tarafa bakar,

4.     20-30 cm uzağı net olarak görebilir. Bu emerken annesiyle arasında olan mesafe kadardır. Göz bebekleri ışığa duyarlıdır, etrafta ışık, canlı ya da parlak nesneler varsa başını çevirip takip edebilir. Beslenirken annesinin yüzüne dikkatle bakar. Bu nedenle annenin bebekle sağlayacağı göz teması, aralarındaki sosyal bağın gelişmesinde önemlidir. 

5.     Acıktığında ya da huzursuz olduğunda, rahat edemediğinde ağlar. Rahat ve mutlu olduğu durumlarda gırtlaktan gelen hafif sesler çıkarır. Beslenmediğinde ya da ilgilenilmediğinde çoğunlukla uyur,

6.     Eller genelde kapalı durur, açılırsa avuç içine dokunulduğunda parmağı sıkıca kavrar. Parmakları açıkken bir oyuncak veya çıngırağı avcuna koyarsanız kavrayabilir, ancak çabucak düşürür.


           Uzm. Psk. Nutdan BEŞEN